Basından

Adana’nın Sesi

“Haydar Ocakbaşı, müthiş lezzetlerini misafirlerine artık İstanbul’da sunuyor. Adana’nın önemli kebapçı ailelerinden olan Sönmezoğulları, özenli ve özel lezzetlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflemişler. Kısa zamanda birkaç şube daha da açacağını söyleyen Haydar Ocakbaşı kurucusu Haydar Sönmezoğulları, özel tatları konusunda da çok iddialılar”

 

Fahri Mehmet Koru/Yemek Eleştirmeni

“Lokum gibi et deyimi her zaman bilinen bir terim olmasına rağmen gerçek manada az rastlanan bir olaydır. Lezzetli yemekler ve kebaplar pek tabii şehrin dört bir yanında tadılabilmekte ama böylesini yememiş olma ihtimaliniz yüksek. Zira etlerin Adana yöresinden geldiğini ve usta kebapçılar tarafınfan marine edilip pişirildiği bir kebapçıya İstanbul’da her zaman rastlamak mümkün olmayabiliyor. Böyle bir arıyorsanız muhakkak Haydar Ocakbaşı’nı denemelisiniz. Lezzet olarak sizi hemen baştan çıkaracağı kesin olan bu kebaplar, yanlarında müthiş mezelerle ve salatalarla daha da mükemmel hale geliyor. Ne diyelim, Adanalılar bu işi biliyor, değil mi?”

ho2-slider-4

Feyza Eliaçık/Sokak Hayatı Dergisi

“Et denince akla hemen birkaç yer gelir. Adana, Ura, Gaziantep, Erzurum. Artık bir yer daha gelecek! İstanbul. Neden mi? Haydar Ocakbaşı sayesinde tabii ki. Adanalı bir ailenin mucizesi olan Haydar Ocakbaşı, Karaköy’e yayılan mükemmel kokuların sebebi. Daha önce yediğiniz kebaplar sizi tam olarak memnun edemediyse, mezelerin, salataların, tatlıların tadına varamadıysanız, bir tarafı hep yarım ve eksik kaldıysa, tamamlamak ve bütün olarak bir kebap ziyafeti yaşamak için muhakkak Karaköy’e yolunuz düşmeli. Kokuları takip ederseniz Haydar Ocakbaşı’nın muhteşem atmosferi ile karşılaşacaksınız.”

Ertuğ Çamlı/Köşe Yazarı

“Tek kelimeyle mükemmel olarak tanımlanabilecek bir et deneyimi: Haydar Ocakbaşı. Uzun zamandır bu kadar güzel yemekleri bir arada yememiştim. Sadece kebaplar ve etlere değil mezelere ve tatlılara da bayıldım. Planlanmamış ama mükemmel şekilde sonuçlanmış bir yemek deneyimi oldu benim için. İlk fırsatta dostlarımla da gitmek için can atıyorum.”

 

Begüm Geniş/Yemek Muhabiri

“Yemek yemenin sadece ihtiyaç olmadığını bir zevk, bir hayat şekli, bir eğlence olduğunu düşünenler her seferinde yeni bir yer denemek, değişik tatlarla buluşmak için heyecanlanırlar. Böyle yerler bulmak ve denemek de ayrı bir güzellik, ayrı bir keyiftir. İşte Haydar Ocakbaşı da denemeye can atacağınız bir mekan. Özenle hazırlanmış ve pişirilmiş etler, lezzetli mezeler, mis gibi salata ve tatlılarıyla bir ocakbaşı restorandan beklenen çok daha fazlasını sunuyor. Yeni yerler denemeyi seviyorsanız ve ete de bayılıyorsanız en kısa zamanda muhakkak Haydar Ocakbaşı’nı denemelisiniz.”

ho2-slider-3

Melih Yetkin/Gastronomi Uzmanı

“Önce Adana’da sonra İstanbul’da tadına baktığım Haydar Ocakbaşı’ndaki kebapların lezzetini aklımdan çıkaramıyorum. Genelde şubelerdeki tatlar aynı olmaz diye bir inanış vardır bizde. Ki genelde de doğru çıkar bu yargı. Ama Haydar Ocakbaşı’nda bu yargı tamamıyla yanlış. İstanbul’da yediğim Adana kebapla Adana’da tadına doyamadığım arasında hiçbir fark yoktu. Sonradan öğrendim ki, meğer etler de Adana’dan geliyormuş. Aynı usta eller tarafından marine edilen ve dinlendirilen etler, aynı tekniklerle pişirildiğinden lezzet olarak da birbirinin aynı oluyormuş. Bu kadar özen ve dikkat sizce de takdiri hak etmiyor mu?”

 

Hakan Belkıran/Yemek Eleştirmeni

“Ülkemizde sık sık yiyecek üzerine festivaller düzenleniyor. Genelde Anadolu’da yapılan bu festivallerde sebzeler ağırlıkta haliyle. Ama düşünsenize, bir kebap festivali olsa, katılım rekor seviyede olmaz mı? Kebabın ana vatanı her ne kadar ülkemizin doğusu ve güneydoğusu da olsa, artık hemen her yerinde iyi pişirilmiş etlr yemek mümkün. Özellikle de pişirme aşamasına geçmeden yapılan işlemler sayesinde etin hem lezzetini hem de protein ve besin değerlerini eşit şekilde koruma imkanı var. Bu işi iyi yapan birçok usta mevcut. Haydar Ocakbaşı’nın işinin ehli ustaları da bunların arasında. Özel tekniklerle kesilen, dinlendirilen ve soslanıp baharatlanan etler en uygun zamanda ve en uygun şekillerde pişiriliyor. Mükemmel şekilde önümüze gelen ve yemeye doyamadığımız kebaplar, işte bu şekilde hayat bulmuş oluyor. Bir kebap festivali olsa Haydar Ocakbaşı, hiç şüphesiz ona ev sahipliği yapardı.”